Yeni sezona girerken sizin için işi bilenlerden en işe yarayacak moda tavsiyelerini öğrendim. Keyifli okumalar dileğiyle… Çiğdem Akın/Ta...
Yeni sezona girerken sizin için işi bilenlerden en işe yarayacak moda tavsiyelerini öğrendim. Keyifli okumalar dileğiyle…
Çiğdem Akın/Tasarımcı:Bacaklarınıza güvenmiyorsanız, taytı kısa bluzlarla giymeyin; tunik tercih edin.
Çizgili tayt giyecekseniz üstünüzü düz ve sakin modellerle konbinleyin. İki emprimeyi sakın karıştırmayın.
En İyi Moda Tavsiyeleri
Çiğdem Akın/Tasarımcı:Bacaklarınıza güvenmiyorsanız, taytı kısa bluzlarla giymeyin; tunik tercih edin.Yeni sezona girerken sizin için işi bilenlerden en işe yarayacak moda tavsiyelerini öğrendim. Keyifli okumalar dileğiyle…
Çizgili tayt giyecekseniz üstünüzü düz ve sakin modellerle konbinleyin. İki emprimeyi sakın karıştırmayın.
Kıyafete göre iç çamaşırı seçmeyi sakın ihmal etmeyin. Seçeceğiniz yanlış sütyen göğsünüzü düşük gösterebilir. Pantolonda iz yapan bir iç çamaşırı sizin tüm şıklığınızı bozabilir.
Dekolte kıyafetlerle çok şık olabilirsiniz. Ama abarttığımız zaman basit bir görüntü yaratabilirsiniz.
Dışarıya çıkmadan mutlaka aynaya bakın. Üstünüzdeki giysilerinizde size fazla gelen ne varsa çıkarın, sadeleşin…
Siz siz olun “moda” diye giyinmeyin, sadece etkilenin ve kendi tarzınızı oluşturun. Kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.
Feride Tansu Erdoğan/L’Appard PR İstanbul’un Kurucusu: Balenciaga’dan Stephane Rolland Couture’a, Givenchy’den Gucci’ye uzanan volan trendi İlkbahar-Yaz 2013 koleksiyonlarında ön plana çıkıyor. Ancak volan trendini günlük stilinize uygularken ihtiyatı elden bırakmayın. Volan bu, insanı vezir de eder, rezil de! Özellikle etek kısmında kullanılan volan detayları kalçaları daha geniş gösterme konusunda dikkat çekici bir başarıya sahip. Aynı şekilde omuz kısımlarında kullanılan volanlar kısa boyunlularda tıknaz bir görüntüye neden olabilir. Kısacası ince uzun siluetlerin gönül rahatlığıyla tercih edebilecekleri volanlar ne yazık ki kısa boylu ya da kilolu bünyelerde istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.
Bahar Kongel/Moda Editörü: Sezon başı alışveriş yapmayın ve Nisan ayını bekleyin. Çünkü sezon başı alınan çoğu kıyafet trend kurbanı olur. Çok fazla çekiliyor, herkesin üzerinde oluyor… Nisan ayını beklerseniz gerçekten sevdiğiniz ve gerekli olan giysileri alırsınız; kıştan çıktığınız çılgınlıkla giymeyeceğiniz parçaları almazsınız!
Bu yaz metalik beyaz aksesuarları ekleyin listenize.
Siyah beyazlardan uzak durun! Sanırım herkes kullanacağı için baygınlık gelecek içimize…
Aslı Filinta/Tasarımcı: Ya hissettiğimiz gibi giyiniriz ya da hissetmek istediğimiz gibi veya başkalarının hissettiklerini kopya ederiz. Her trend herkese uymayabilir, ayrıca unutmamak gerekir ki trendler satışı arttırmak için sürekli yenilenen ama yeni bir şey çıkmadığı yerde kendini tekrar eden oyun teorileridir. Bu oyunun bir aleti olmamalısınız (Benim için hava hoş, ben hep aynı şeyleri giyiyorum.)! En önemlisi bedeninizin el verdiği çaptan uzaklaşmayarak kendi yolunuzdan şaşmamalısınız. Gündemi takip ettiğinizi belirtmek veya diğer moda takipçileri ile ortak bir dilde buluşmak istediğinizde, bir bukle trend dokunuşu hoş da olabilir.
2013 İlkbahar-Yaz Sezonu için Marc Jacobs, trendi çizgili desen olarak uygun görmüş olsa da bakalım o çizgililer kaç kişide güzel duracak? Ya da hangi iki rengin zıtlığındaki çizgiler size daha çok yakışacak? Ben ufak dokunuşlardan yanayım. Mesela giydiğiniz trençkotun iç astarı çizgili olabilir ya da kullandığınız şemsiye veya fularınız! Ya da herkes siyah-beyaz pesindeyken, kırmızı-siyahtan yana olmak gibi…
Mağaza vitrinlerinde haftada bir değişen ama aynı kadınları yaratma pesinde olan trendlere kanılmaması taraftarıyım. Aslında dünyada trendleri uygulayan değil, yaratan makbuldür! Bizim memleketimizde çok alışık olmadığımız bir konu ‘kendi trendini yaratmak’. Gelin biz en iyisi ikisinin ortası olan ‘trende kendi dokunuşunu ekleyerek, farklı bir bakış acısı getirebilmek’ konusunda anlaşalım
.
.
